18 Kasım 2012 Pazar

Baba! mektubun var...

Çocukken kaçıp  arkasına saklandığımız insan, genelde annedir değil mi?
Bizim evde  değildi.
Ben ne zaman neyden korkup saklanmak istesem, hep babamın arkasına saklandım.
Annemden koparamadığım izinleri hep ondan kopardım.
Normal yollarla elde edemediğim şeylere ulaşmak için, merdivenimi hep onun sırtına dayadım.
Ergenliğin ruhuma verdiği yüksek dozda asabiyete ne zaman yenik düşsem,  hep o sakinleştirdi beni.
Hiç unutmuyorum...lise son sınıftayım, bir yılbaşı sabahı.  Arkadaşlarımla dışarda kutlamak istiyorum. Annem öldüm allah yok diyor, gidemezsin!
Kalktım kahvaltı masasından, kapıyı küüüt diye çarpmak suretiyle, yüzüstü kapandım yatağımın üzerine.
Bekliyorum...üç dakka, beş dakka, on dakka...
Deliricem, gelmiyor...gelir-di! gelmeliy-di! gelecek...
yok!!!
Gelmedi!
Halbuki o kadar emindim ki!!!
Öğrenmiştim çünkü -kendimce - yolunu...
Ben ne zaman küsüp yatağıma yüzüstü kapansam, babam dayanamaz,  hemen arkamdan gelirdi.
"Yerim senin o gözlerini...sil hadi, tamam!" derdi...
O sabah öyle olmadı işte. Çocuk aklımla farkında olmadan geliştirdiğim o yöntem o sabah babama sökmedi!
Vazgeçecek miydim peki. Tabi ki hayır!
Bu kez iş başa düştü. Babam gelip silmediğine göre gözlerimi...daha fazla burnumu çekmenin bi manası da kalmamıştı. Kalkıp lavaboya gittim. Elimi yüzümü yıkadım.Gidip kahvaltı sofrasına tekrar oturdum.
Nasıl bir sessizlik ama...çıt çıkmıyor masada.
Bi süre sonra annem kalkıp mutfağa gitti.
Tekrar ağlamaya başlamamak için kendimi zor tutuyorum, ama bu kez izni koparamadım diye değil. İlk defa "babam" arkamdan gelmedi- yi hissetmiştim...!
Yaşım daha 17'ydi!...
Çenem titremeye başladı tekrar, tutamadım kendimi...ağlamak ne kelime?
Ortalığı yıkmak, damın toprağını dökmek, bariz hesap sormak  istiyorum!
"Nasıl gelmezsin!?"
Tuttu elimi...dedi ki: "Ben bugüne kadar sana hep -annene rağmen- izin verdim! O'nun onayını almadım hiç. Bu kez onun da gönlü olsun istedim, oldu. Gidebilirsin!"
...
Geçen yıl, babalar gününde babama bu hikayeyi anlatıp, hatırlayıp hatırlamadığını sordum.
Pis pis güldü,  o gür sosyal demokrat bıyıklarının altından:)
"Hatırlıyorum dedi. nerden aklına geldi şimdi?"
Bilmeemmm dedim...geldi işte. Bugün facebookuma senin için şu cümleleri yazdım:
" En sadık sevgilim...mütemmim cüz-üm! Hala çok yakışıklısın!" :)
Halbuki çok kasti bir atıştı.
Ki babam, kızını  iyi tanır. Bilir ki ben bişey yapıyorsam, öylesine değildir. Mutlak suretle bir amacım vardır, boşuna ok atmam!!!
Aslında babama şunun için hatırlatmak istemiştim o hikayeyi.
Ben bugün senin için "en sadık sevgilim!" dedim...ve sen o gün, o hikayenin sonunda bana,  beni asla yarı yolda bırakmayacağını bi kez daha göstermiştin!!!
Cümleyi bu şekliyle kurmak istemediğimden, asıl meramımı, anlattığım hikayenin satır aralarına gizlemiştim.
Ki benim babam, satır aralarını güzel okur...
Ve bu "kız milleti" denen güruh, bi erkeğe bişey anlatırken, aslında çok başka bişeyin altını çizmek istiyordur- da!!! her ne hikmetse bu hikayelerimizin ana fikrini çözebilecek tek  -erkek okur-  gene "O" dur!
Ve şimdi, bugün hala...
Ne zaman gözlerime öyle derin derin baksa...
İçimde akan, bütün sular durur...!


dipnot: O günden sonra babam bi kez daha gelmedi arkamdan! o günün hikayesi de başka bir takvimin çentiği olsun.

17 yorum:

  1. nasıl bir yorum yaparsam yapayım çok basit kalacak sanki.. sen neden daha önce bunları bizimle paylaşmaya başlamadın ki oya!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. son cümlemi şöyle düzeltmek istiyorum, sen neden daha önce bu yeteneğinle tanıştırmadın ki bizi oya! :)

      Sil
  2. Nasıl yazarsam daha etkili olur diye düşünüyosun artık yazarken di miii? :) gerçekten içinde bi yerlere dokunabiliyorsam...daha ne isterim kuzum. Çoookkk teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. teşekkürler güzel duygular için ..,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim, o duyguyu hissettiğiniz için...

      Sil
  4. Akıcı, sevgi dolu ve özellikle de ders alınacak güzel bir yazı. Tebrikler. Son zamanlarda okuma alışkanlığımı kaybettiğimi düşünürken, yazılarınla bu alışkanlığımı tekrar kazanmama hoş ve güzel bir sebep olduğun için de ayrıca teşekkür ederim. "Sevgiyle kal"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yolun başında olan bi insana yapılacak en güzel iltifat da bu olsa gerek! çoook teşekkür ederim...

      Sil
  5. Kalemin cidden müthiş.. ve bu tür hikayelerini lütfen daha fazla paylaş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimden geldiği kadar ilham perileriyle aramı iyi tutmaya çalışıyorum:)) teşekür ederim...

      Sil
  6. Senin gibi bir öğrenci yetiştirdiğim için kendimle gurur duyuyorum. Daha iyilerini yapacaksın benim badem gözlü kızım! devam (ÖZCAN KARTAL)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni bu güzel havalar mahvetti,
      Böyle havada istifa ettim
      Evkaftaki memuriyetimden.
      Tütüne böyle havada alıştım,
      Böyle havada aşık oldum;
      Eve ekmekle tuz götürmeyi
      Böyle havalarda unuttum;
      Şiir yazma hastalığım
      Hep böyle havalarda nüksetti;
      Beni bu güzel havalar mahvetti. (Orhan Veli)

      Hala, bu şiiri ne zaman okusam, ne zaman bi yerde dinlesem...aynı zevki alıyorum ve her defasında aklıma geliyorsunuz...! ve hala, kimse sizin kadar güzel okuyamıyor! çoook teşekkür ederim...gözlerim doldu...

      Sil
  7. Erkekler ile nasıl kolay diyalog kurduğun ve sağlam ilişkiler içinde oluşunun sebebi anlaşıldı.Senin yazılarını keyifle takip ediyorum.Sevgiyle Kal..

    YanıtlaSil
  8. Bu da çok sağlam tespit olmuş yalnız. Erkekleri sevmeyi de...hatta çoğu zaman onlara kadınlardan daha çok güvenmeyi de taa o günlerde öğrendim sanırım! teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  9. Yüzüme doğru uzanan esmer elini hatırlarım ilk önce...
    Kim uzatsa öyle elini irkilirim... vuracakmı diye...
    Bir tek o.... ya da birtek ona gelişmedi bu savunma mekanizması...
    Oysa para çaldım cebinden, yalan attım ona, utandırdım, kızdırdım, öyle yordum ki illallah getirdiği anlar dahi oldu...
    Sözleri.... ve hüzünlü gözleri...
    Çok olmuştur... o lafı söyleyeceğine.. ya da susup öyle bakacağına... bi tane vursaydın dediğim...
    Tebessüm ederdi.... üzerimdeki etkisinin hazzını yaşardı....

    Yüzüme uzanan esmer eli gelir ilk önce aklıma...
    ve öperken koynuma batan bıyıkları...
    o tahta tabancayı istiyorum... babamın eliyle yaptığı...
    aşağı mahalleden muratın babasını dövmesini istiyorum mesala...
    gömleklerini giymek istiyorum... ama bol gelsinler yine...
    büyümeseydim..... keşke....

    Nerden aklıma getirdin bunları OYA...
    Tekrar yapsana.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gene yapıcam, yine yapıcam! müsterih ol baby! :)

      Sil
  10. Mutlak suretle bir amacım vardır, boşuna ok atmam!!! İşte bu... Tam da onikiden vurdun beni ve herkesi... Yeni yeni hikayelerini bekliyoruz canımcım çok güzel olmuş bir kez daha kalemine, yüreğine ve asıl sana sağlık....

    YanıtlaSil
  11. Cımbızla cümle seçmişiz yalnız! ;) Hiç fena değilsin bebeğim...gözlem diye buna derim :)

    YanıtlaSil

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...