9 Aralık 2012 Pazar

Sabahını sevdiğimin dünyası!

Boynunu dolunaya uzatan bi kurt gibi ulur gece. Sabahın utangaçlığı yoktur yüzünde.
Hedefine kitlenir ve mutlak suretle istediğini alır. Daha pervasızdır, daha cüretkar.
Olsun der, oldurur! yoktan anlamaz gece.
Arzuludur, doyumsuzdur, hep "bi daha" der gece.

Bütün patalojik aşıklar "eski sevgilinin" derdine düşer gece.
Bi yaz akşamında, açık havada,  bi de bünyede alkol varsa, yan masada da baş başa oturan iki kadın.
Biri ilerleyen saatlerde mutlaka telefona sarılır. Konuşmayı bitirdiğinde miğdesindeki midyelerle birlikte içinde birikmiş  ne kadar öfke varsa, kusar masanın dibine.
Miğdeyi rahatlatır gece...ama sadece "bir süreliğine."

Zira, her gece bi aşka gelir,
her sabah bi attan düşmüşe döner bu adem'in oğulları kızları.
Karanlıktır, ilizyonu boldur.
Gel beni dinle, kanma geceye!
...
Ey sabahını sevdiğimin dünyası! :)
Merak etme,
yalnız değilsin, kimse yoksa ben varım!
Hem de iflah olmaz bir  sabahçıyım.
Düşün ki ben, sırf adı yüzünden "dünyanın bütün sabahları" filmini, 3 defa izlemiş sıkıcı bir tekrarcıyım;
Ve hala, Tommasa Campenalla'nın  "Güneş Ülkesi" ne inanacak kadar  da demodeyim üstelik belki
AMA;

Sabah umut veriyor bana, güç veriyor. Önüme boş bir kağıt verip, hadi bunu çiz diyor.
Sabah başlangıç demek.
Sabah tazelik demek.
Ne bi yolun ortası gibi yavaşlatıyor  beni. Ne de sonu gibi bezdirici.
Sabah gökyüzü mavi...
Sabah uyandırıyor beni.
...

derken,  duraklıyorum.
İlle de yazmalısın diyen o zat-ı hatırlıyorum!
"Neyi" ? diye soruyorum.
"İçine bak, derinleri yaz. Uyutulan bi nesli değil, uyanacak olanı yaz "  diyor.
Bıraktığı anıya teşekkür edip; kalkıyorum yataktan.
Bu kez de "Sabahın bir sahibi var" diyen Ruhi Su'yu hatırlıyorum.
ellerinden öpüyorum.


dipnot: Bu yazıyı, gece 02. 10 sularında yazmış olmamsa tamamiyle kaderin bir cilvesi bana :)






.









6 yorum:

  1. "sabahın bir sahibi var sorarlar birgün sorarlar, biter bu dertler acılar sararlar birgün sararlar" sabahın sahipleri emekçilerden hariç bir de inancıma öfke katan o günü hatırlatan bu eser garip bir huzur verir içime. Sabahın sahibi olması rahatlatır beni, gücümüzü hatırlarım ve yalnız olmadığımı. Ve bu soğuk olması yetmezmiş gibi günlerden en kötüsü pazar gününde ve içim aslında acıyla da doluyken hatırlattığın için teşekkür ederim. Kalemini hiç kaldırma kağıttan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sabahı gerçekten çok seviyorum ama bu yazının tetikçisi o dizeler aslında. "Sabahın bir sahibi var, sorarlar bir gün sorarlar." Tam da söylediğin gibi, güç veriyor insana. İçimdeki duyguyu hissettiğin için asıl ben teşekkür ederim...

      Sil
  2. şiir de yazıp yazmadığınızı çok merak ediyorum. resmen şiir tadı alıyorum yazılarınızdab

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Lisedeyken bi kaç denemem olmuştu. :) Aslında denemeyen var mıdır şiir yazmayı bilmiyorum ama. Ben şair değilim onu iyi biliyorum:) Yalnız bununla beraber müzisyen bi arkadaşıma şarkı sözü yazmayı deneyeceğim. Nasıl bi şey çıkacak ortaya ben de merak ediyorum. Teşekkür ederim...

      Sil
  3. Bazı şeyleri çok tekrar edince gerçekliğinden uzaklaşır ya o yüzden yorum yapmadan önce düşünüyorum başka nasıl ifade edebilirim diye fakat aklıma birşey gelmiyor, belki kalemim senin kadar kuvvetli olsaydı başka türlü anlatabilirdim. Sözün kısası gene çok güzel bir yazı ve yazılarını dört gözle bekliyorum Oya.

    YanıtlaSil
  4. Bi duyguyu, düşünceyi ifade etmenin bin tane yolu var Nihancım. Yazmak bunlardan sadece biri ve onu anlatmak için de kalem oyununa hiç gerek olmuyor aslında çoğu zaman. Demem o ki ne yazarsan yaz anafikrini hissediyorum ben! :)Çok teşekkür ederim...

    YanıtlaSil

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...