27 Haziran 2013 Perşembe

En az Paris kadar iyi bir fikirsin...!

Hayatımda duyduğum en güzel iltifat bu oldu galiba, ya da daha iyisi yapılana kadar bu!  :)

Soğuk bet bir Ankara günüydü. Hava kasvetli, yağmur ha yağdım  ha yağacağım oyunları oynuyordu.
O koltuktan diğerine atıyordum kendimi.
En sonunda ikisinin ortasına düştüm.
İy ki düşmüşüm...
Kafamda ampül yandı resmen. :)
Sarıldım telefona.
Dostum, kardeşim, arkadaşım...genetiğimde olmayan, kendi yarattığım ikinci ailemin en büyük hisse ortaklarından biri O.
Dedim ki : Napıyorsun acabaaa?
Dedi ki: Kordonu bisikletle geçiyorum şu an.
Dedim ki: Hainsin! Canımı fena çektirdin. İn çabuk ondan yoksa düşeceksin!
Dedi ki: Bilirsin! maharetliyim. Tek elimle şahane bisiklet sürerim.
Dedim ki: O zaman Paris'e gidelim!
 (Bastı kahkahayı...)
Dedi ki: Bisiklet mi süreceğiz?
Dedim ki: Sabrina'yı hatırla! ne demişti?
Dedi ki:  Paris her zaman iyi fikirdir!
Dedim ki: Bravo doğru cevap!
Dedi ki: Sen de en az Paris kadar iyi bir fikirsin!
Dedim ki: Deme öyle bak, inanacağım!
Dedi ki: İnanmazsan, hata edersin!
Dedim ki: O zaman bekle bizi Paris!
Dedi ki: Geliyoruuzz...!
Gittik...
Paris...
Önce yağmurluydun...ıslaklığını sevdim.
Sonra güneş açtın...sıcaklığını sevdim.
Yürüdüm yürüdüm...yürüdüm.
Ben yürüdükçe sen küçüldün. Ulaşıl-maz olan her zaman caziptir fikrine inat, ulaşılabilir-liğini sevdim!!!

Saçların açık kumraldı sanki...gölgelerini sevdim.
Güneş değince, gözlerin yeşile dönüyordu yavaştan...ışığa göre renk değiştirmeni sevdim.

Sere serpe gençlerini, ulu orta sevgi(li)lerini sevdim..."
Kadın gibiydin, çok şık, çok zariftin...
Boynun güzeldi...topuzunu sevdim.

Erkek gibiydin, esmer görünümlü sarışın bi oğlandın sanki,bir bisikletin tepesindeydin. Üstelik bana doğru sürüyordun... :) Fotoğrafını çektiğimi anlayınca, göz kırpıp gülümsemeni sevdim...
Flörtözdün...kendini hemen ele verdin ama zaten ben en çok bu halini sevdim.

Hiç yükün yoktu sanki, hafiftin...bir rüzgarın yüzümü yalayıp geçmesi gibiydin...serinliğini sevdim.

Her sokağından müzik yükseliyordu...dansını sevdim.

Bir kilisenin bahçesinde, kumru gibi sohbet eden kafa kafaya vermiş bir çiftine rastladım.
"Aşk en güzel ibadetlerden biri" der gibiydin.
 O elini öyle tutuşunu sevdim ve her ne anlatıyorsan, o kızın seni öyle kalbiyle dinleyişini...

Ve sanki her telden çalıyor ama hep aynı sesi veriyor gibiydin.
istikrarını sevdim...



dipnot: devam edicek...







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...