Kayıtlar

Mutfak etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ACI ( LI ) GERÇEK!

Resim
MUTFAKTA NİYE KİMSE YOK (TU)? Mevzu şundan ibaret. Bugüne kadar blogta yazdığım yazıları kategorilerine göre ayırınca acı gerçek suratıma tokat gibi iniyordu ki tam;  bileğinden havada yakaladım. Dedim ki " Lütfen bana bir şans daha ver!" Dedi ki "Başkalarını kandırabilirsin ama beni (kendini) asla!" Dedim ki "Etme eyleme! kürek mahkumlarının bile son ricası dinlenir!" Durdu...gözlerini fal taşı gibi belertip bakışlarını gözlerimin içine dikti. Meret. Bi de keskin ki! Bir müddet kaldı öyle...bakmıyor canıma kastediyor sanki.  Derken...merhamet etti. "Buyur öyleyse" dedi. "Görelim marifetini" Marifet? Tırstım azıcık. Ama siz bana bakmayın. Ben ilk dalışımda da acayip tırtmıştım. Sonuç? Ayıptır söylemesi bugün baya bildiğiniz   profesyonel dalgıcım! Neyse sadede geliyorum. Evet bu konuda az biraz "geri"yim. Ama bugüne kadar yap-a-mamış olmam bundan sonra yapamayacağım anlamına gelmiyor. Şimdi de diyeceksiniz ki biz bunun ...

Farzet ki sırra kadem bastım!

Resim
Aradın, taradın, bakmadık taşın altını bırakmadın. Son bi gayret, şu denizi de geçersen Bozcaada'dayım! Meydana git direk, o kocaman çınarın altındaki Çınaraltı kahvesine...bak hemen o köşede minnoş bi masadayım. Tek ayağım yerde, tekini yanımdaki sandalyenin üzerine uzattım...sol dirseğim masaya dayanmış vaziyette, önümde bir orta kahve, sağ elimde sigara, tam dumanı üflerken, göz göze geldik işte. Haa doğru! görüşmeyeli bayaa oldu. Saçlarımı kısalttım! :) Ama hala ne zaman tatil kafası gelse, gördüğün üzere, sessizlik çekiyor canım! Vur patlasın çal oynasın olamadım bi türlü. Yerine göre o da lazım halbuki. Selim'in deyimiyle "şu hayatta her şey olmak lazım!" Selim! duydun mu, saç-kıran olmuşum, öyle söyledi doktor! dediğimde "Aa! şahanee..şu hayatta her şey olmak lazım" demişti hıyar! Eee, adı üstünde! :) Sakındığınız ne varsa hepsini dökmek istediğiniz anlar vardır ya hayatta...Atladığın taksi şoförüne tüm öz geçmişini...