15 Haziran 2013 Cumartesi

Renklerimiz solmasın diye...!

İnandığım her şeyin müminiyim.
Ne var ki senin "ibadetine" hiç  benzemiyor ibadetim.
Benim dünyam inanınca dönüyor... ama senin inanma şeklin benim dünyamı yıkmaya  çalışıyor.
Neden bu kadar öfkelisin!?!?

"Bana bir harf öğretinin kırk yıl kölesiyim!" mesela...
Kötülüğün efendisi olmaktansa, güzelliğin kölesi olmayı yeğlerim!
Peki sen bu kadar zulmü  nerde giyindin???
Naçizane dileğimdir senden...
Nerde giyindiysen, git orda soyun lütfen...!

Tüm kimliklerini bırak o eşikten geçerken.
Bi şeyin "başı" olmaktan değil, sonunu iyi getirmekten gelir asalet!
Tek bir Allahın kulu yok mu?
Seni buna ikna edebilecek.

ZAfer toprağın sahibi olanın değil,
o toprağı ekip biçenindir be Paşam!
Gözünü seveyim, hiç değilse  bir insan gönlünün yarı çapı kadar eğil.
Belki daha sağlam basacaksın kalktığında ayağa.
Bilemezsin ki...
Ne dersin?
Bu riski almaya değmez mi?

Beni dinlemeni beklemiyorum ama;
bir dilek tutuyorum işte, kendi hudutsuz dünyamda...
Pergelin ucunu en uzağa açtım,
tüm evrenin enerjisini kucaklayıp getirsin diye  bana.

Unutmuşum kişisel tarihimin tüm kederlerini,
senin gözlerinde minnacık bir  yumuşama emaresi görebilirim belki diye.
Sana kitlenmişim günlerce...
Anlamaya çalışmışım seni "sana rağmen"
Dün gece karına kızmışsın biraz mesela,
Kızın istediğin bir raporu geç getirmiş masaya.
Oğlun tam aradığın o anda açmamış telefonu.
Öfkelenmişsin bi kez daha.
Sigara da kullanmıyorsun ki ahh...
Bi türlü rahatlatamıyorsun kendini.
Çok uykusuzsun...
yorgunsun...
"Öfke ateşten bir gömlek" deyip, sıkı sıkı sarınıyorsun.
Birazcık gevşet o gömleğin iliklerini ne olur,
birazcık gevşet...
Boğuluyorsun...
görmüyor musun?

Oysa kimse akışkan olmanı beklemiyor senden.
Kulak memesi kıvamına gelsen, yetecek de artacak hepimize...
BAba Zula dinliyorum tam şu an.
"Babamız bizi sevmedi, çirkiniz...çirkiniz..." diyor.

O kötü evlatlardan sadece biriyim ben.
O dışladığın, ötelediğin kalabalığın içinde sadece bir "hiç kimseyim!"
Üzgünüm...
affet!
Denedim inan,
çok denedim ama; bi türlü sevemiyorum seni!
Çünkü : ANLAMIYORSUN beni...!

Benim için çok geç ama;
belki bir tane de olsa çıkar aramızdan diye umut ediyorum...
Severek öldürecek senin öfkeni,  bir kız çocuğu hayal ediyorum...


Bu kasımpatıların fotoğrafını  da  kendimi uçsuz bucaksız ve "hür" hissettiğim, çok mutlu bi anımda, deli gibi yağan bir yağmurun altında çekmiştim.
Sana kısmet olacağı hiç aklıma gelmemişti biliyor musun?
Yerinde olsam, yere koymazdım ama;
Sen bilirsin!

Bu sana son mektubum.
Ucunu bilerek yaktım.
nokta.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...