17 Ağustos 2013 Cumartesi

Seviyorum işte seni, bu neyi değiştirir ki?

"Seviyorum işte seni! bu neyi değiştirir ki?" diye ağlıyordu bi kız.
Yavaşladım...
"Zırlayıp durma! al şunları da, yatarsın birinin daha altına, sana yenilerini alır!" diye buyurdu oğlan.
Çeşmedeydim.
Marinanın tam ortasında, DR'dan çıkınca hemen, başını sola çevir biraz...tam orda.

Öylece kala kaldım.
Kıpırdayamadım.
Tek bir adım daha atamadım.
Kıza bakıyordum...gözlerine...
Kim bilir neyi görmek istercesine...?

Oğlanın suratına bi tokat patlatmasını bekledim sanki...yapmadı.
Bağırıp çağırıp o da ona küfür etse, rahatlayacağım  biraz.
Etmedi!
Oğlanın uzattığı (muhtemelen daha önceden verilmiş hediyelerle dolu) poşeti aldı.
Arkasını döndü.
Öylece yürüyüp gitti!
Oğlanın son buyruğunu yerine getirerek...
"Zırlamayı" kesip gitti.

Ben hala tek adım at(a)mıyorum.
Oğlana bakıyorum bu kez.
Bi an, tek bi an göz-göze gelmek istiyorum.
Taaa içine bakmak!

Artık ne söylemek istiyorsam?

Kısa Marlboro lightını çıkardı cebinden,
yaktı.
Derin bi nefes çekip,
siktir olup gitti gözlerimin önünden.
Neyse ki gitti!
Biraz daha kalsa...elimden bir kaza çıkacaktı sanki.

Ne yapabilirdim ki sahi?
Ne söyleyebilirdim?
Gitsem yanına,
kaldırsa başını.
Tam istediğim gibi...gözlerimin taa içine baksa.
Ne söyleyebilirdim ona?

Yahu! sen nasıl bir adamsın mı?
Çok saçma!
Bu "erkek" ağzınızdan nefret ediyorum mu?
GEreksiz!
Peki cehennemin taa dibine git! desem...
Ne yapsam, ne söylesem...beyhude bir çaba.
Bunların hepsi hikaye.
Hepsi anlamsız.

Ne zaman bir erkeğe bu denli hırçınlaşsam...
aklıma hep onları yetiştirenin de bir "kadın" olduğu geliyor.
Sakinleşiyorum biraz...
O da çocuktu,
muhtemelen o da hayat sahnesindeki ilk deneyimini  hemen hemen bütün oğlan çocukları gibi, amcalarına  "pipisini" göstermekle verdi.
Sonra bi kadın onu eksik sevdi...
Eksik okşadı başını...yarım yamalak.
Eksik dokundu tenine, özensizce...
Eksik anlattı bazı şeyleri, eksilterek söyledi.

Bi anneydi o!

Oğlunu sadece doğurmuş...büyüt-memiş bir anne!
Kimse kusura bakmasın ama;
ne zaman bir kadına böyle hoyrat, böyle pespaye davranan bir oğlan "çocuğu" görsem...
hemen annesi geliyor aklıma!
Eksik sevmiş oğlunu diyorum...
o yüzden eksik seviyor o oğlan hayatına giren tüm kadınları.

Babaları suçla(ya)mıyorum...
Onları da bir kadın büyütüyor çünkü!
Eksik büyütüyor...
Eksik olandan,
"tam" beklenir mi?
Beklemiyorum.

Kadınlar "tam" halbuki!
Kadın isterse yapar!
Kadın isterse çatar!
Bir kadın isterse...oğluna her şeyi öğretebilir!
Bir kadına "değer" vermeyi mesela...bir oğlan çocuğuna en iyi annesi öğretebilir!

Size bi şey söyleyim mi?
Kadınlar kadınları hiç de göründüğü kadar sevmiyor!
Çünkü neredeyse hiç bir annenin, oğlunun "kendisinden başka" bir kadını çok sevmesine tahammülü yok aslında!
Neredeyse hiçbiri oğlunun başka bir kadını "baş tacı" yapması fikrine  katlanamıyor!
İktidar dürtüsü tam da böyle bişey olsa gerek!?
E taç dediğin bir tane.
Onu da yanındakine takarsa,
"benim başım ne olacak?" diyor heralde.
Kel mi?

3 yorum:

  1. --Tek taraflı bakış açısı. kendi gözünden mazlumun yanında olma icgüdüsü. çok baya(n)ca.
    --kızın aşkı için göş yaşı döktüğünü, erkeğin ise bir zalim rolünde kıza yazık ettiğinden ve aşalamasından bahsetmişsin.
    --kendi yerine koyup kızın tokat atmasını beklemende ne kadar etkilendiğinin göstergesi.
    --hangi ortamda geçtiğini belirtiyorsun. Ama kızın sadakati (ağlayıp zırlamaları sayamayız.) hakkında bir emare gsöstermiyorsun. Bunun bir önemi olmadığını söyleyebilirsin. lakin bir erkek bir kıza bu derece aşağılık davranıyorsa kızın masumiyetini sorgulamamız gerekir.
    --kızın bir meta gibi erkeğin gözünde bazı şeyle karşılığında sevgisini satan biri olarak dile getirilmesinden bahsetmiyorum bile. (kadının sadakati erkeğin kinden güçlü olmak zorundadır.)
    --tabii senin bağlamak istediğin konu, kadınların erkek çoçuklarını yetişmekteki beceriksizliği ve vurdum duymazlığı. suçlu arıyorsun. öyle ki neredeyse kendini suçlu bulacak kadar da iyiniyetli bakıyorsun olaylara.. (ahh kıyamam.)

    sırf kadının olmanın sizi uygar düzenin kurallarına uymaktan muaf tutacağına inandığınız genel kadınsı saplantıdan müzdaripsiniz. (bir filmden alıntı)

    YanıtlaSil
  2. Büyük bir gaflet içindesin! :) O zaman bu kez ilk cümleden başlayım yorumlamaya. baya(n)ca derken n'yi parantezlemen aynı zamanda bayma'ya bir gönderme olsa da ordaki bayan sözcüğünden nefret ettiğimin altını çizmek istedim. Hazır yeri gelmişken. Kendimizi yırtıyoruz da gene de anlatamıyoruz. Bayan diye bir cinsiyet yoktur. Kadın vardır. Burda sorguladığımız şey kadının sadakati olamaz. Olmamalı! Hele ki kadının sadakati erkeğinden güçlü olmak zorundadır cümlesi altımdaki zemini kaydıracak cinsten. Nasıl yaa? Ne demek bu? Neresinden tutsam elimde kalacak bi düşünce ve de senin adına üzüldüm ciddi ciddi. Hakikaten böyle düşünüyorsan vay haline! :)) Senin baktığın çerçeveden bakınca recm sistemini de onaylayalım o zaman! Hayır abartmadım! Senin söylediğin tam da buna çıkıyor. Aldatıldığını düşünüyorsan efendi gibi ayrıl kardeşim. Şiddet tek çeşit değil biliyosun. Sokak ortasına bi kadına kurulan böyle bi cümle şiddetin dik alasadır ve de zavallıcadır!!! Hakkaten şu yaptığın yoruma inanamıyorum...Evet bi çok konuda farklı düşünüyoruz evet yazdıklarımı berbat saçma ya da nasıl tanımlıyorsan öyle de bulabilirsin ki gene de senin hakkındaki gerçek değerlendirmemi (sadece yazdıklarından yola çıkarak tabi) değiştirmez bu. Benim yazdıklarımı beğensen de beğenmesen de hatta yerden yere de vursan bu senin şu ana kadar yaptığın yorumları dikkate aldığımda "çok zeki" olduğunu düşünmeme engel değil. Ne var ki bu yazdığın hakkaten hiç bi şekilde yenilir yutulur bi şey değil.

    YanıtlaSil
  3. --öncelikle 'bayan' tabirinden haz etmemeni anlıyorum. kelime oyunu yapayım derken damarına dokundum galiba..
    --kadına şiddetti kabul etmekle itham ediliyorum galiba.. Ben yaşadığın olayı baz alarak bir değerlendirme yaptığımı söylemeliyim.
    --sadakat konusuna gelirsek. bu görüşte olan birisinin aldatmak için kendisine haklı bir sebep oluşturduğunu düşünüyorsan yanılıyorsun. bu sadece genlerimize yerleşen bir olgu. ister kabul et, ister etme.
    --kadın ve erkeğin eşit olduğuna değil farklı olduğuna inanan biriyim. (daha da açarım bu konuyu ama daha üstün bir şeyden bahsettiğimi anlamış olmalısın.)
    --benim hakkımda yaşadığın hayal kırıklığına gelirsek. hayallerle yaşamayı bırak gerçekler onlar bütün şuçlu...:)

    dipnot 1:olaydaki kız hala seviyor mu? erkek hala istemiyor mu? kimin umrunda ki..

    YanıtlaSil

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...