5 Eylül 2013 Perşembe

Başka?


Başki bi renge bürünmek, başka bi ses çıkarmak, başka türlü yapıp; başka türlü bozmak istiyor insan bazen. İki abi ve bir sürü erkek kuzenle büyümeye çalışırken de; vücudumdaki atık suyu başka türlü boşaltmak istiyormuşum zaten ben. Annem hep anlatır... bi gün allah yarattı demeden parçalayacaktım seni diye.  Mevzu şu ki; onlar öyle yapıyor banane diyip ayakta işemeye çalışıyormuşum. Belli ki babamın güzel memleketinin,  deniz kumuna benzeyen ipince  toprağında, elimizde birer tane odun parçası, mümkünse yağmurdan sonra toprak nemliyken, yere bi şekil çizip, sonra o şeklin  kenarlarını  elimizdeki odun parçasıyla deşip, o parçayı hiç bozmadan yerinden ayırma çabaları sırasında gelişiyordu her şey. Muhtemelen o seanslar sırasında birinin çişi gelince tuvalet aramıyor, bulduğu ilk münasip köşeye havadan attırıyor ve benim beynim bunu bi şekilde hafızasına not alıyordu. Özenmişim işte! Şimdi bunca zaman sonra, durup dururken bu anıyı nerden hatırladım değil mi? Dün  arkadaşım Burak'a anlattım. Pariste, gecenin bi vakti, kaldığım otele dönmeye çalışırken yolumu kaybetmiş, yanlış sokaklara girmiştim. Bi anda gökten zembille iner gibi sağ tarafımda zenci bi abi belirdi. Serinkanlı davranmaya, korkmuyorum ki pozu vermeye çalışırken ben, onun canı belli ki biraz eğlenmek istemişti. Penisini çıkartıp üstüme doğru işemeye başlamış, bu ne şimdi şaşkınlığıyla dönüp suratına baktığımda yüzünde inanılmaz alaycı puşt bir gülümseme belirmişti. İşte bunlar hep hayat! :)
Uzun lafın kısası, elimdeki salçalı ekmeği bırakıp sokaktaki oyuna kaçmak istiyor canım. İştahıma bakılırsa da çok acayip sesler çıkartacağım.
Kesin!

                                                 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...