2 Aralık 2013 Pazartesi

Ehlileştirilmiş kadın!



Yanlış hatırlamıyorsam, Neitzsche Ağladığında'da geçiyordu. Orda diyordu ki zat-ı muhterem: Nerde çok güzel bir kadın varsa, orda onu düzmekten yorulmuş bir adam vardır sadece.

Evet, aynen böyle söylüyordu. Lisedeydim, cümlenin türkçe mealini tam da idrak edememiştim aslında. Ne demek şimdi bu? Niye böyle söylüyor, nasıl böyle söyleyebiliyor?
Güzel olsan kabahat, çirkin olsan kabahat.
Ki neye göre kime göre? bundan bahsetmiyorum bile.
Giyinip şıkır şıkır sokağa çıktığında, kaşınıyor olma ihtimalin illa ki var.
Süklüm püklüm ortalıkta dolaştığında, gene aynı güruhun fikri sabitesi üzerinden, eşin ya da sevgilin tarafından altadılman mübah.
Kilo alsan "sen de kendini ne kadar bıraktın öyle?" kilo versen "hayırdır, bu ara sende bi şeyler var!"

Yetmez! klasiktir hani, sokakta hanfendi, mutfakta aşçı, yatakta fahişe olacaksın. Her koşulda, her durumda "erkek egemen dünyaya" iyi bir hizmetkar olacaksın, el pençe divan duracaksın karşılarında.
Mümkünse yatakta "her şey" ol efendi hazretlerine ama; sakın sokakta "kancık gibi" kuyruğunu sallama.


İtahat et! baş kaldırma, fiilen değilse de psikolojik bir linçe kurban gitmek istemiyorsan, atalarının öğretilerine sadık kal her koşulda. Sorma, sorgulama!!!

Gir mutfağa, elini korkak alıştırma, mümkünse "yoktan" var et. Bi şekilde kaynat ocağın altını. Yuvayı diş kuş yapar illa ki, unutma!


Ve lütfen, kimse bana amma dramatize etmişsin be güzelim, şu yaşadığımız hayat böyle mi? diye çemkirmesin.
Az önce haberlerde izledim, kocasının askerden gelen erkek kardeşi tarafından dokuz bıçak darbesiyle öldürülen 26 yaşındaki gencecik bir kadının cenazesini.
Yığınla erkek bunu elini kolunu sallaya sallaya yaşarken, el birliğiyle Deniz Seki'nin hayatını bitirmeye cürret etmedik mi?
Daha dün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir kadın milletvekiline, Bülent Arınç "Lütfen konuşurken gözümün içine öyle bakmayınız, ben çok müteessir olurum!" dediğinde, aslında bu topraklarda yaşayan her kadının alnının ortasına nişan almış olmadı mı?


Dik alası oldu hemi de!



dipnot: fotoğrafçının sitesi için: http://www.eleneusdin.com/

2 yorum:

  1. tespit yapmak budur. Harika bir yazı. Toplumda erkek te kadın da "kadınlığın ve kadınların" düşmanı. Kadınlar feminist olmaya bile korkuyor, hakkını savunmaya, e çünkü sorgulamak yasak(!) ya..

    Ayrıca dramatize de hiç olmamış, alnımızın ortasına gerçekleri çok güzel bir biçimde yapıştırmışsın, çok iyi yapmışsın ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Ne mutlu düşündüğüm ve hissettiğim şey bu kadar net geçtiyse karşı tarafa.

      Sil

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...