7 Mayıs 2014 Çarşamba

Ah deme oh de!

Biri "ay lütfen çeker misin şunu" dedi.
"Ay tabi çekerim güzelim, sakin ol" dedim.

Biri "ya bi yürü git" dedi.
"O gidiyo zaten, sen de bi yürü git, hadi canım" dedim.

Biri "üüff bu ne, çekil şurdan" dedi.
"Ne kadar sevgisizsiniz ama yaa" dedim.

Ötekine "ne kadar saygısızsınız" berikine "E yuh ama" diğerine "Pessss" dedim.

En son "ahh, ohhhh" sesleri çıkaran ablaya "e ama yeter artık, hayatının orgazmını yaşasan bu kadar yatak odası sesini bi arada çığıramazsın diyecektim ki...son anda onu içime atmayı tercih ettim.

Ayıp ama yaa! vallahi de ayıp billahi de ayıp.
Yapmayın.
Lütfen yapmayın...!

Böyle bi sevgisizlik, böyle bi kendinden menkul davranış şekli,  böyle bi gereksiz şımarıklık, böyle bi saygısızlık yok.

Adım başı "korkmayın, hiç bi şey yapmaz" açıklaması yapmaktan helak oluyorum.
Bu mudur yani?

Hele şu "ah oh" çığlıkları atan,  bi de yanında sevgilisi varsa iyice coşkuyu basan "ay aşkıııaaammm çek şunu yaaa.... aaaahhhh...oohhhh" diye çığlık çığlığa bankların üstüne çıkan kızlar... valla çok gülünç oluyosunuz yaaa!  Kendim için söylüyosam nağmerdim. :)

Ben daha Hatun üç günlükken bir taksi şoförüyle karakolluk  oldum.
Bana koymaz yani,  sen iki dakkada koca parkı velveleye vermişsiin. Bankların tepelerine çıkmışsın filan...

Ama sana yazık.
İnan çok yazık...

Ben de onca zaman kedilerden çekindim. Gidip başını okşayamadım. Tutup bağrıma basamadım ama; kimseye de "alın şunu şurdan" demedim. Ya da tuhaf tuhaf sesler çıkarmadım. Her duyguyu büyük büyük yaşamaya ne kadar meyilliyiz... Ufaltın şunları biraz yahu!

Ha aksi örnekleri yok mu? Var!
Üstelik hayatımda eşini az gördüğüm bir nezaketle yaklaşıp "sevebilir miyim" diye özel izin isteyenler var.

Ne var ki çok azlar...

Mesela Almıla gibi...
Yaklaştı yanımıza... " Sevebilirim di mi abla?" dedi.
"Elbette" dedim.
 Başını okşadı. Yerden koparıp çiçek uzattı. Karnı aç mı? diye sordu. Eliyle diline dokundu. Döndü "hihihi...yumuşacık" dedi. Yetmedi.
"Her gün geliyor musunuz buraya?" diye sordu. O da yetmedi. Annesine benim telefon numaramı kaydettirdi. Belki orda olunca ararlarmış, biz de müsait olursak buluşurmuşuz...o da Hatun'u gene sevebilir-miş...

Ben hayatı da zaten hep güzel ihtimallerin peşinden gitmek sanıyordum.
Almıla bugün annesine benim telefon numaramı aldırırken yeni bi şey öğretti bana.

Hayat işi çok da şansa bırakma-mak, bi şeyi gerçekten istiyorsan ince bir zekayla onu garantiye alabilmek(miş)!

Bunu Almıla söyledi.
Çaktırmadan ama! ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...