16 Ekim 2014 Perşembe

Burun mevzusu, derin mevzu!

Ben hiç aşık olduğum bir adamı burnuyla oynarken görmedim. Ya da denk gelmedi diyelim. Ama mesela çok hayran olduğum bir adamı Okan Bayülgen'i,  Şebnem Dönmez bu pozisyonda görmüş. Bunu da ekranda canlı yayında anlatan Okan Bayülgen'in kendisiydi. Kader ağlarını örüyor ve bi şekilde kırmızı ışıkta Okan Bayülgen ve Şebnem Dönmez yan yana geliyor. Şebnem Dönmez kafayı sağa bi çeviriyor ki ne çevirsin, Okan Bayülgen yandaki araçta direksyonun başında burnuyla oynuyor. Hadi kasmayalım doğrusunu yazalım oynamak da demeyiz ona işin aslı baya bildiğiniz "karıştırıyor". Sonra bununla kalmıyor yemeyip içmeyip tanıdığı herkesi arıyor ve kahkahalar eşliğinde "hey millet az önce ne gördüm biliyor musunuz?" sosuyla durumu halka arz ediyor. İşin en komik yanı Okan Baygülgen'in bunu ekranda  anlatma şekliydi ki dün gibi hatırlıyorum, gülmekten oturduğum koltuktan düşecektim. Diyor ki Okan "Allah seni kahretmesin geri zekalı, hiç mi işin gücün yok, yememiş içmemiş önüne geleni arayıp anlatmış. Trafikte telefonlara cevap yetiştireceğim diye on dakikalık yolu iki saate ancak geldim. " Ama nasıl sempatik, nasıl eğlenceli konuşuyor görmeniz lazım. (ki izleyenler hatırlıyordur zaten) O gün Okan Bayülgen'e olan hayranlığıma-ve evet çok da seksi buluyorum kendisini kendimi bildim bileli- zerre kadar halel gelmediği gibi gözümde daha çok büyüyor. Bir adam nasıl bu kadar sıfır kompleks olabilir. Kendini bundan daha iyi bir koruma yöntemi düşünemiyorum ben. Zayıf, güçsüz, komik, gülünç, aptal ya da artık her neyse işte, bunlardan biri gibi gözükmemek için bin takla atan insanları düşünüyorum. Bir de O'na bakıyorum.
Kral resmen çıplak ve  tam da bu yüzden her şeyi yapmaya hakkı var! Hepimizden güçlü! Ama mesela hayatın boyunca "iyi aile çocuğu" imajının arkasından beslenmişsen yolda ayağın kaysa tüm hayatın tepe taklak olabilir! Bunu biliyorsun değil mi? Bildiğine eminim.

Neyse biz devam edelim, bir ara dünya güzelimiz Azra Akın'ın (aslında ne yaptığı bile belli olmayan) bir fotoğrafı döndü durdu gazetelerde. Azra Akın burnuyla oynarken görüntülendi diye. O zaman da gülüp geçmiştim sadece.

Ve gene mazide bir gün Tv karşısındayım. Yılmaz Erdoğan ve Cem Özer aynı programda. Konu oraya nasıl geliyor bakın onu hatırlamıyorum ama Yılmaz Erdoğan diyor ki "yahu şunu kabul edelim herkes belli periyotlarla burnuyla oynar ama benim anlamadığım onu bir de iki parmağının arasına alıp uzun uzun tarihi eser muamelesi yapması" sonra Cem Özer şöyle cevap veriyor. "E adam haklı eserine bakıp bakıp bana da bu yakışırdı " duygusunun hazzını sürmek istiyor. Tamam bunların hepsi işin "osuruğa gülenin osuruk kadar aklı olurmuş" kısmı  zaten de,  şimdi bütün bunlar benim kafama nerden üşüştü  değil mi?

Bugün gazetede gene benzer bir haber vardı. Efendim neymiş? Bu kez de Lady  Gaga burnuyla oynarken yakalanmış! Eee yettiniz be!" dedim kendi kendime. Bunun haber değeri nerde? Bırakın millet neresini kurcalamak istiyorsa kurcalasın yahu, size ne!?

 Derken kafa bu işte, benzeri bir sürü hadise geldi aklıma. Mesela mazide eski manita bir gün şöyle bir şey söylemişti. "Aşkım enteresan bir şey keşfettim. Kırmızı ışıkta kadınların hepsi aynaya,  erkeklerin hepsi de burnuna hücum ediyor"

Neyse ki genellemeye vurunca kadınlar bir nebze yırtıyor gene!

Ha gene işin özüne döneceksek de; Lady Gaga'nın da her şeyi yapmaya hakkı var!

O da çıplak çünkü!

Azcık bir yerimden falso vereceğim diye ömrünü çürüten sersem sürüsü,

siz düşünün bence! (Burnuyla en çok oynayanların da sizlerin arasında olduğuna eminim ben üstelik!)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...