20 Ekim 2014 Pazartesi

Güzelliğin başımıza bela açacak aşkım!

İki sevgili, Konyaaltı sapağının oralarda bir yerlerdeler. Kuş uçmuyor, kervan geçmiyor. Akıllarınca bir doğa yürüyüşü yapalım demişler. Akıl akıl gel takıl tabi. Yapacak bir şey yok. Olmuş bir kere. On dakika, yirmi dakika bir saat derken niyeti bozuyorlar. Hadi otostop çekelim diyorlar. Burdan bir toplu taşıma aracının geçeceği yok. "Eyvallah! diyor kız. Bana uyar!" Yolun biraz ortasına doğru ilerliyor kendini gösterecek şekilde. Gene on dakika yirmi dakika bir bir saat daha...Durmuyor Allahın cezaları!
Diyor ki oğlan "aşkım kusura bakma ama; bana inanmıyordun bak, çirkinsin işte ondan durmuyorlar!" Aklınca espiri yapıyor güya. Kız "peki" diyor. "O zaman şimdi de sen önden buyur! Görelim marifetini. Hadi utandır beni!" Allahın hikmeti işte! duruyor ilk gelen araba tak diye. Biniyor bu ikisi. İnecekleri yeri tarif ediyor hemen oğlan. "Tamam, merak etmeyin" diyorlar bu kez öndeki ikisi. Evet doğru anladın. Şoför mahallinin yanında bir adam daha var. Okeye dördüncüyü tamamladılar, uzun ince bir yolda tıngır mıngır ilerliyorlar....
Derken vakit geçiyor, yol dediğin nedir ki? Gittikçe kısalıyor işte! İnmek istedikleri yere geliyorlar. Oğlan diyor ki bu kez "kaptan biz buralarda inebiliriz artık" Adam dikiz aynasından bakıyor bu ikisine, gülümsüyor...ama cevap vermiyor. Ne var ki araba da durmuyor!...
Oğlan ikinci hamleyi yapıyor. "Abi!" diyor, duymadın galiba, biz inelim artık burada!"
Kaptandan gene ses yok. Yol akıyor, bizimkiler korkudan altlarına ha sıçtı ha sıçacak-lar...Birbirlerinin gözlerine bakıyorlar...Kız oğlanı alttan dürtüklüyor sürekli. Ama belli ki oğlan da korktu. E haklı!  İki tane çam yarması oturuyor önde, ikisi de At hırsızından hallice! Ama serde erkeklik var, pıs pıs oturmak da olmuyor öyle işte! Bu kez sesini yükseltiyor. "Kardeşim, kime diyorum, ineceğiz dedik, duymuyor musun?"
"Duyduk duyduk!" diyor şoför mahallinin yanında konuşlayan. "Az kaldı, niye bağırıyorsun kardeşim! sizin iyiliğiniz için durmadık, senin dediğin yerde dursak gene bulamayacaktınız araç!"
Ve korku tünelinin sonuna geliyorlar...
İnerken hangisinden geldiğini anlamadıkları bir ses duyuyorlar. "Korktular...korktular..."
Allah belanı versin diyesi geliyor kızın! İt herife bak! Bi de korktular diye dalga geçiyor sırıtarak!
Oğlan derin bir nefes alıp, dönüyor kıza. "O değil de, görüyor musun? Güzelliğin başımıza bela açacaktı aşkım!"

Kız gülümsüyor..."hadi ya! ne güzel U çekiyorsun öyle!"

Oğlan diyor ki "işine gelirse!"

Belli ki geliyor... :) zira hala beraberler!
Kıza x oğlana y diyelim.
İkisi de arkadaşım.
İkisini de çok seviyorum...
Dünyanın en komik çiftine aday göster deseler o ikisini gösteririm. Size zaman zaman onların hikayelerini anlatmaya devam edeceğim. :)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...