30 Ocak 2015 Cuma

NUN VINTAGE COFFEE & DENİZ HANIMEFENDİ!


Evvel zaman içinde kalbur saman içinde İstanbul'un Moda mahallesinde bir Deniz hanımefendi yaşarmış. Bu Deniz hanımefendi o kadar güzel o kadar naifmiş  ki Allah esirgesin(miş)! Akıllara ziyanmış! Elemtere fiş kem gözlere şiş(miş)! :) Neşeli, bıcır bıcırmış. Yeter mi? Yetmezmiş! Üstüne üstülük  çok yetenekli, çok yaratıcı bir o kadar güler yüzlü ve misafirpervermiş. Çok güzel kurabiyeler mi yapmıyormuş mesela; egzotik bir adadaymışsın hissini veren aromalı kahveler mi...Sen aslında "aklımda türk kahvesi vardı ama; şimdi kafam karıştı" diyormuşsun, o da sana "tamamdır, onu beğenmezsen türk kahven benden, üstüne onu da yaparım" diyormuş. Nasıl yani? Alice Harikalar Diyarında mıyım ne!?
Tamam başa sarıyorum. Hikayemiz şöyle başlıyor aslında. Günlerden Cuma. Canım İstanbul'um yine güneşli. Evde Hatun'umla (köpeğim) güle oynaşa vakit geçiriyoruz. Ben onu öpe öpe maymuna çeviriyorum. "Bana bak! şu ağzının kenarı var ya, hastayım bak ona, bi gün ansızın onu koparır kendime dilaltı yaparım bak ha!" diyorum;  o da bana "hırrrrrr" diyor.  Derken...aklıma düşüyor birden. "Anaa!" diyorum. "Ne zamandır aklımdaydı, hazır hava da mis gibi, ben niye Nunvintage'a gitmiyorum ki!" Bunu söylememle evden çıkıp deniz otobüsüne kurulmam arasında toplasan yirmi -yirmi beş dakika geçiyor. Nasıl gitmeyecekmişim, baya da gidiyorum...Lakin önce şuna bir açıklık getireyim. Nun Vintage'a  " öyle dolaşıyordum Moda'da,  bir de baktım ki karşımda" diyerek rastlama ihtimalin neredeyse sıfır. Benden söylemesi. Kalabalığın, o sıra sıra kafelerin olduğu yerden baya bir uzaklaşman lazım. Bildiğin mahalle arasında. Yani ben mesela açık adresi bilmesem, normal şartlarda orda öyle bir mekanın olacağını aklıma getiremezdim. Senin anlayacağın sen de eğer açık adresi bilmiyorsan bu sürprizle karşılaşman için o merkezdeki kalabalıktan baya bir uzaklaşman lazım(dı)! Artık değil. Ben muştuluyorum işte sana! :) İstikametin Atifet sokak olacak. Ha bak gerisi çok kolay. On yirmi metre yürüdükten sonra hemen soluna bak. Deniz hanımefendi hep evde! :) demek isterdim ama; değil dabi. Sen gene öğlen olmasını bekle istersen. Benden söylemesi.
Kutu gibi ev deriz ya hani. İşte bu da onun laciverti. Kutu gibi dükkan. Minnacık bir alanda nasıl harikalar yaratılabiliyormuş görmek istiyorsan ne yapman gerektiğini artık biliyorsun. Hele ki yaşanmışlık hissini seviyorsan,..ve henüz gidip müşerref olamadıysan bundan güzel haber yok sana!

Kıssadan hisse: Sırf @denizhanımefendi ile tanışmaya gidilir Nunvintagecoffe'ye. Sırf o aromalı kahvelerini tatmak için gidilir Nunvintagecoffe'ye. Sırf o şahane defterlerden kendine hemen bir tane kapmaya gidilir. Ve tabi unutmadan defterler Atölye Yeti'den @ateliermono'nun elinden çıkma. Benim hikayem bu. Sen de kendininkini yaşamak istiyorsan Adres: Atifet sok. No:12/A



5 yorum:

  1. Yazıyorum ama bunları bir bir :)
    Kırmızı başlık kız olup da, kurdun olmadığı tekin bir masal diyarı gibi sahiden de Nunvintagecoffe.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen yaz diye yazıyorum ben de:) Şaka bir tarafa İstanbul'a geldiğinde mutlaka uğra! Gerçekten çok seveceksin...eminim! ;)

      Sil
  2. Şeytan dürterse bu hafta sonu bile gidebilirim ama niyetim, Cumalıkızık ve Tirilye hafta sonu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa! Cumalıkızığı da acayip severim. Üniversitede ev arkadaşlarımın hepsi Bursalıydı. Sayelerinde çok gittim. Selam söyle :))

      Sil
  3. Söylerim elbette. Çok evvel gitmiştim ama görünen o ki yarın Dağ'da kayak imkânı yok, telesiyejler kuvvetli rüzgar nedeniyle kapalı olacağı için. Hiç değilse eskiye rağbet edeyim :)

    YanıtlaSil

hoşgeldiniz

Sabır neydi?

Yaklaşık iki buçuk ay önce bir sabah koşma sevdasıyla uyandım. Rüya görmüş gibi... Blogumu düzenli okuyanlar Hatun'umun da hayatıma bö...